Fırsat (Düşüncenin Ötesi – 7)

Yaşayan şehir… İstanbul’la ilgili anlatıların çoğunda geçen kalıplaşmış tanım. Ne var ki hayatımı geçirdiğim kentin artık gerçekten canlı olduğunu düşünüyorum. Sürü mensubu olarak dışarıda bulunduğum zamanlarda bana bakan İstanbul ile gerçek sakinlerinin misafiri olduğum zamanlarda gördüğüm İstanbul’un yüz ifadeleri tamamen farklı. Biraz çaba sarf ederseniz hissettirdiklerinin de farklı olduğunu anlıyorsunuz. İnsanların tutumlarına göre şekilleniyor ancak … Devamını oku… Fırsat (Düşüncenin Ötesi – 7)

Dünya Ortaklığı

– Evet sevgili dostum, maalesef öyle. Tüm o uzun yıllar boyunca geliştiklerini düşünmüşler. Oysa yaptıkları tek şey, dürtülerini tatmin etmenin farklı yollarını aramakmış. Ortaya çıkardıkları her yenilik, gerçekleştirmek istedikleri aynı ilkel amaçlara hizmet eden farklı yöntemlermiş sadece. Bu sözlerden sonra arkasını döndü ve yavaşça pencereye doğru yürüdü. Üzerine giydiği sade, beyaz entari, aynı renkteki uzun … Devamını oku… Dünya Ortaklığı

Kapı (Düşüncenin Ötesi – 6)

Çağrı tam 09.30’da geldi. Spam gibi görünen ve başlarda ciddiye almadığı bir para kazanma fırsatı sonuç vermek üzereydi. “İmkanınız olsa hayatınızın hangi evresine dönerek neyi değiştirmek isterdiniz? Güzel anlatımlar ödüllendirilecektir.” Önerilen para ödülü küçümsenecek gibi değildi. Şartlarsa basit; anlatımlar sesli ve görüntülü yapılacak, birinci tekil şahıs dışında kahraman olmayacak, öyküler çalıntı olmayacak, vesaire. Kolay. Ayaktaydı … Devamını oku… Kapı (Düşüncenin Ötesi – 6)

Yerleşme – III

Bu hikaye, Yerleşme dizisinin üçüncü öyküsüdür. Serinin diğer öyküleri için; Yerleşme Serisi Canlı ya da cansız diye bir ayrım yoktur. Hepimiz, diğer her şeyle beraber tek bir bütünün parçalarıyız; hızla ölüp yok olanlar ya da uzun süre yaşayanlar. İnsan sonunu göremiyor diye bir kayayı bu bütünün dışında tutmak ne büyük ahmaklık. Size değişmez geliyor ama … Devamını oku… Yerleşme – III

Kutsal Dava

– Bunu yapmaya mecbur muyuz? Çekingendi görüşünü dile getiren. Yanıt verdi beriki. Cevvaldi, hareketin planlayıcılarından; – Bu bizim kaderimiz. Bir başkası atıldı uzaklardan, kafası karışıktı, dalmıştı; – Ama çok can kaybı olacak? İri görünen bir diğeri söze girdi; – Kutsal davamızın yayılması uğruna ölecekler. Bundan büyük şeref olur mu? Zaten ölsünler istemiyoruz, görevlerini yapsınlar yeter. … Devamını oku… Kutsal Dava

Yerleşme – II

Bu hikaye, Yerleşme dizisinin ikinci öyküsüdür. Serinin diğer öyküleri için; Yerleşme Serisi Yeni Çağ, 1250. Yıl – Nehrin karşısındaki istihkam hazır mı?– Evet efendim, emrettiğiniz gibi bin piyade ve iki bin okçu.– Köprüler?– Her iki köprü de ayarlandı. Düşman belirlenen sınırı geçer geçmez yıkılacaklar.– Şehir tamamen boşaltıldı mı?– Görevliler ve özel izinliler dışında kimse kalmadı … Devamını oku… Yerleşme – II

Taksi (Düşüncenin Ötesi – 5)

Önceden yaşadığı sıradan günlere benziyordu. Uzun mesafe müşterisi gelince hissedilen kısa süreli sevinç, trafik normalse daha az sinir. Durakta sıra bekleyenler arasında iki lafın belini kıracak düzgün adam da varsa tamam. “Belki böyle biter” diye geçirdi aklından. “Sıradan bir gün. Ne büyük özlem.” Saatine baktı, yelkovanın uyuşukluğuna sinirlendi. Taksiyi devretmesine hala beş saat vardı. “Konuşmak … Devamını oku… Taksi (Düşüncenin Ötesi – 5)

Bahçe

“İlk ne zaman fark ettim biliyor musun? Her genç kızın hayali gelinlik giymektir lafını yazmam gerektiğinde. Evet, daha önceden de duymuştum ama ilk defa yazarken bir şeylerin yanlış olduğunu anladım. Sadece gelinlik giymekle de sınırlı değilmiş üstelik. Tektaşlarımız vardı bir kere. Tatilimizi, akşam gittiğimiz restoranı, son aldıklarımızı anlatırken değişen sadece nesnelerdi, kurgu hep aynı. Ama … Devamını oku… Bahçe

Siz mi, Ben mi? (Düşüncenin Ötesi – 4)

Merak ve tedirginlik. Son birkaç gündür düşüncelerimle yaptığım rutin toplantılarda öne çıkan duygular bu ikisi. Yaşantımın her zamankinden farklı seyrettiğini ve aslında çok daha tuhaf şeylerin beni beklediğini hissediyorum. Tam olarak ne olduğunu kestiremediğimden tedirginim ama olağandışı bir şeyler var, merak ediyorum. En yakın arkadaşımın daha kötüsünü düşünemez olması ya da sonsuz farkındalığı. Bunların sıra … Devamını oku… Siz mi, Ben mi? (Düşüncenin Ötesi – 4)

Acaba Ne Kadarı Ben? (Düşüncenin Ötesi – 3)

“Çok acayip bir şey oldu” diyerek başladı yine. Bu defa dalgın. Bana bakıyor ama gözleri sanki kafamın arkasında uzanıp giden dumanlı dağlara odaklanmış. Sormadım. “Baştan güzeldi” diye devam etti. Yavaşça, tane tane konuşuyordu. Kelimelerden emindi ama anlamlarını kavrayamıyordu. Kendimden biliyorum. Sadece dinledim. “Baştan güzeldi. Hatta inanılmaz. Süper kahraman olma hayallerim gerçekleşti diye düşündüm, başka bir … Devamını oku… Acaba Ne Kadarı Ben? (Düşüncenin Ötesi – 3)