Posts

Showing posts from April, 2020

Kaçakçı

1. Bölüm “Nihayet.” Zihninde beliren düşünce, dudaklarından da mırıltı şeklinde dökülmüştü. Aylar süren çabanın karşılığı, Babil’in dillere destan pazar yerinde kendini gösterivermişti. Kalabalığa rağmen, hedefindeki adamı ayırt etmek zor olmadı. Paçavralar içerisindeydi. Bir şey almaya ya da satmaya çalışmıyordu; bir kolunu kaldırmış, işaret parmağıyla göğü gösteriyor, bu mesafeden anlaşılması imkansız sözler haykırıyordu. İki büklüm hareket etmeye çalışan zavallının etrafında oluşan, keşmekeş ile tezat içindeki boşluk hemen fark ediliyordu. Kendi giysilerine baktı. “Benim de pek farkım yok” diye geçirdi aklından. Düşüncesini yine mırıldanmıştı. Son zamanlarda bunu çok sık tekrar ettiğini düşündü. Uzun süredir yollardaydı. Üstündeki yıpranmış pelerin, zaten uzun boylu olan adamın daha da heybetli görünmesine neden oluyordu. Boyunluğunun renkleri solmuş, çizmelerinin üzerindeki çizikler yer yer yırtıklara dönüşmeye başlamıştı. Umursamamaya karar vererek sakince yürümeye devam etti. Mes...

Ziyaret

Devinim takipçisini kontrol etti. Bulunduğu gezegenin hem kendi ekseni hem de yıldızı etrafında yaptığı harekete göre durum bildiren cihaz, kısa süre sonra karanlığın başlayacağını söylüyordu. Acele etmesi gerektiğini düşündü. Her ne kadar bu devasa akışkan madde kitlesinin yanında yaptığı deneyler bitmek üzereyse de son gece çalışması öncesinde biraz dinlenmek iyi gelecekti. Artık yorulduğunu hissediyordu. Burada bulunduğu süre içerisinde, gezegen yıldızının etrafında bir tur atmıştı. Kendi dünyasının standartlarıyla kıyasladı; yalnız başına geçirmek için epey uzun bir süre. Neyse ki görevi bitmek üzereydi. Bundan sonra incelemesi gereken tek bir gezegen kalıyordu. Ardından eve dönüş. “Dış Dünyaların Takibi” enstitüsünün dördüncü kademe araştırmacısı, kurduğu saha laboratuvarındaki cihazlara göz gezdirdi. Toparlanmak uzun sürmeyecekti. Şimdiye kadar elde ettiği verilerin transferi zaten tamamlanmıştı. Son çalışmanın çıktılarını ve nihai görev değerlendirmesini de gönderince bu gezegen...

Köy Yolu

Image
İşte şeftali bahçeleri. Aracı durdurup nemli gözlerle ağaçları süzdü. Son keskin virajı döndükten sonra sağda onları gördüğünde “zaman geldi” diye geçirirdi içinden. “Macera başlasın!” İlk olarak yolun sağındaki su kanalı üzerinde nehir serüveni. Akıntıyla beraber yol alan meşe palamutlarından birinin üzerinde hayal ederdi kendini. Küçük geminin cesur kaptanı. Rotasının üstündeki kaya tuzaklarına yakalanmamalı, eğimin azaldığı yerlerde oluşan küçük gölcüklerde takılıp kalmamalı ve korsan palamutlardan kaçmayı başarmalıydı. Başarırdı da. Sonra Y anardağdan Kaçış ‘a gelirdi sıra. Patlamış volkanın akan lavlarından kurtulmaya çalışan bir araştırmacı olduğunu hayal ederdi. Bozuk yolda arabanın hoplayıp zıplaması, dağdan hızla aşağıya doğru inen bir araçta olduğunu düşündürürdü. Öyle sıradan bir araç değil ama; paletleri, kolları olan güçlü bir robot. Kendisi kullanırdı. Gerektiğinde zıplar, gerektiğinde uçardı. Yanardağdan kaçış bitince de son oyun başlardı; Uzay Macerası. Yolun iki tarafı...