Hazırlık
Un, sıvı yağ, peynir, zeytin ve muhtelif öteberi. Arka koltukları yatırılmış Lada Niva’nın bagajındaki yığına tekrar göz gezdirdi. Önemli malzemeler eksiksiz görünüyordu. “Bahçedeki sebze meyve bir süre daha idare eder herhalde” diye geçirdi aklından. Geri kalanları kontrol etmeye de gerek yoktu. “Zaten iki adımlık yol. Gerekirse yine gelirim.” Kapağı kapatarak yıkık dökük bakkal dükkanına doğru yöneldi. Kapıdaki eski moda sinekliği aralayarak içeri girdiğinde yine aynı kokuyla karşılaşmıştı. Gerçekten bu bakkalın mı yoksa çoktan kapanmış olan mahalle bakkalının mı kokusunu aldığını kestiremiyordu. Çocukluk anılarının değişik biçimlerde zihninde beliriverdiğinin farkındaydı. O mutlu zamanlar da, eski mahallesi de çok uzaktaydı. “Önemi yok” diyerek kapattı konuyu, “hissettirdiği duygu yeterli.” Yıllar öncesinin yaşlı ve babacan bakkal amcasından epey farklı görünen dükkan sahibi kafasını kaldırdı. Ellili yaşlarda, düzgün tıraşlı ve iyi giyimliydi. Sattığı malların detaylı listesini ve f...