Sığınma
Hedefine doğru yavaşça ilerleyen eski püskü geminin bir benzerini daha bulmak çok zordu. Uzun yıllar önce epey yaygın olarak kullanılmasına rağmen artık çağın gerisinde kalmış, yalnızca özel amaçlara hizmet eder olmuştu. Bu modellerin hala çalışıyor olması çoğuna göre mucizeydi. Zaten Martı da uzun süren yolculuk boyunca her fırsatta yaşını belli etmekten çekinmemişti. Ne var ki, Kaptan Burly’den başka bu işaretlere aldırış eden yoktu. Yolcu sayısı kapasitesinin çok altındaydı; mürettebatla birlikte yirmi kişi ya var ya yoktu. Zaten geminin asıl yükü yolcuların bedeni değil, kalplerindeki umuttu. Uğradıkları her durakta kara bir örtü gibi üzerine çullanan karamsarlıkla yavaş yavaş yok olan umut. Dört ayrı yerde sığınma talebinde bulunmuşlar ancak hiçbirine kabul edilmemişlerdi. Her reddedilişlerinde kara örtünün ağırlığı artmış, dokusu ışığın girmesine izin vermeyecek biçimde sıklaşmıştı. Ortak alanda oturmuş sığınmacıların her biri farklı düşünceler içerisindeydi. Hiçbir zaman pek ne...